Bağış Sepeti

Yasal Uyarı: Kaynak gösterilmeden ve açık link verilmeden sitede yer alan yazılar kullanılamaz.

ABD

“EPSTEIN DOSYASININ GLOBAL VE ULUSAL ETKİLERİ” BAŞLIKLI ÇALIŞTAYIMIZ GERÇEKLEŞTİ

Merkezimizce 2026 yılında düzenlenen okuyucularımıza açık etkinliklerin 2’ncisi;  SASAM Başkan Yardımcısı Dr. Cihangir AKSAKAL’ın moderatörlüğünde “Epstein Dosyasının Global ve Ulusal Etkileri” başlıklı bir çalıştay şeklinde gerçekleşti. Çalıştayda aşağıdaki hususlar üzerinde duruldu.

1.Uluslararası ve Ulusal Siyasi Etkiler

Epstein dosyasının, yalnızca bir ceza davası olmanın ötesine geçerek küresel ölçekte siyasi ve diplomatik tartışmalara konu olduğu değerlendirilmiştir. Özellikle çeşitli ülkelerden siyasetçi, iş insanı ve akademisyenlerle kurulan ilişkiler, uluslararası elitlere ve sermaye gruplarına yönelik kamuoyu şüphelerinin artması ve küresel güç merkezleri hakkında komplo teorilerinin yaygınlaşması, vakayı uluslararası ilişkiler bağlamında da tartışmalı hale getirmiştir. İlişkide olduğu kişilerin ve kendisinin gücüne rağmen, hakkında ilk soruşturmanın 2005’te açılmasından sonra dosyanın bir türlü kapatılamamış olması ve aradan geçen 21 yıldan sonra çok daha tartışılır hale gelmesi, Epstein ile ilişkisi olan müesses nizamın etkili güç odaklarının arzu etmedikleri bir şey olduğu ve bu konunun deşilmesinin onlara rağmen gerçekleştiğini göstermektedir. Bir yandan Trump yönetiminin söylem ve politikaları hem uluslararası sistemi, hem de ABD’nin siyasi, ekonomik ve sosyolojik yapısını sarsarken, Epstein dosyası da hem ABD müesses nizamının, hem de uluslararası sistemin meşruiyetini sorgulatarak mevcut sistemi sarsmaktadır. Epstein’in Yahudi olmasının yanında açığa çıkan İsrail ve Mossad ile ilişkileri de, dosya ifşaatlarının İsrail’in dünya kamuoyunda zaten olumsuz olan algısını daha da kötüleştirerek İsrail ve Yahudi karşıtlığını artırdığı gözlemlenmektedir.

2.Mağdur Hakları ve Ahlaki Boyut

Çalıştayda mağdur hakları önemli bir başlık olarak ele alınmıştır. Katılımcılar, mağdurların adalete erişimi ve uzun yargı süreçlerinin yarattığı travmatik etkiler üzerinde durmuşlardır. Virginia Roberts Giuffre’nin kaleme aldığı Hiç Kimsenin Kızı adlı eserde yer alan iddiaların, yalnızca bireysel anlatı değil; sistemsel ihmal ve güç dengesizliği tartışmalarını da gündeme getirdiği ifade edilmiştir. Ancak bu tür anlatıların yeterince araştırılmadığı, gerçeklerin ortaya çıkmasının zaman aldığı ve adeta bir kartopu gibi sürecin büyüyerek ilerleyeceği değerlendirilmiştir.

3.“Derin Devlet” ve İstihbarat Bağlantısı İddiaları

Kamuoyunda Epstein’ın bazı istihbarat servisleriyle, özellikle Mossad ile bağlantılı olduğu veya daha geniş bir “derin devlet” yapılanmasının parçası olduğu yönünde iddialar da ele alınmıştır. Epstein’ın hapishanede ölümü, cezaevi gözetim protokollerine ilişkin ihmal iddiaları, Ghislaine Maxwell’in yargılama sürecindeki susma hakkını kullanması, bazı tanıkların kamuoyuna yansıyan açıklamaları kamuoyunda şüphe ve spekülasyonların artmasına neden olmuştur.

4.Türkiye’ye etkileri

Adnan Oktar’ın Türkiye’deki yapılanmasının Epstein ile eş zamanlı gerçekleştiği ve bazı ortak yöntemler kullanıldığına dair iddialar dile getirilmiş ve Adnan Oktar’ın arşivinin Epstein arşivi gibi sorgulanmadığı, sorgulanırsa aradaki bağlantılar kadar Türkiye’de de kamuoyunu şaşırtacak bazı ifşaatlarla karşılaşılabileceğine dair öngörüler dile getirilmiştir.

5.Genel Değerlendirme ve Reform İhtiyacı

 Jeffrey Epstein vakası, bireysel suç isnatlarının ötesinde; güç ve nüfuz ilişkilerinin denetlenmesi, mağdur haklarının korunması ve ahlaki yozlaşma açısından önemli dersler içermektedir. Epstein vakasının etkilerinin devam edeceği, kamuoyuna daha fazla bilginin yansıyacağı ve uzun bir zaman daha bu olayı konuşmaya devam edeceğimiz yönünde ortak bir kanaat oluşmuştur.

ÇALIŞTAYDAN KARELER

img

Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM); 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bağımsız bir düşünce kuruluşudur. Sahipkıran; Müşteri (Jupiter) ve Zühre’nin (Venüs) aynı hizada (bir burçta) oldukları zamanda doğan kişilere atfedilen bir sıfattır. Bu kişilerin cihangir olacaklarına inanılır. Cengiz ve Timur Hanların Sahipkıran oldukları bilinmektedir. Türk Dil Kurumunun yayınladığı güncel sözlükte, Sahipkıran için; “güçlü ve üstün hükümdar” tanımı yapılmaktadır.

Comments are closed

Benzer Gönderiler