Bağış Sepeti

Yasal Uyarı: Kaynak gösterilmeden ve açık link verilmeden sitede yer alan yazılar kullanılamaz.

Almanya

ALMANYA’NIN YENİ ASKERİ STRATEJİSİ-1

Umut Berhan ŞEN

Almanya, son yıllarda alışılmadık bir telaş içinde: “Yeni Silah Sistemlerini Edinme ve Güncelleme” çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Aslında, 2. Dünya Savaşı sonrası barışçıl bir dış politika benimseyen, NATO’da genellikle “arkadan gelen” üye olarak bilinen bu ülke, şimdi tanklarını, füzelerini ve savunma bütçesini parlatma amacı ile bir dönüşüm gerçekleştiriyor. Bu dönüşümün adı “Zeitenwende”. Yani dönüm noktası.

Esasen, eski Şansölye Olaf Scholz’un 2022’de Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası ilan ettiği bu kavram, Almanya’nın güvenlik siyasetinde köklü bir değişimi ifade etmektedir. Artık Berlin, Avrupa’nın en güçlü konvansiyonel ordusunu inşa etme yolunda hızla ilerlemektedir. Zira 2022-2025 arası süreçte jeopolitik gerçekler süratle değişmektedir. Rusya’nın agresif tutumu, ABD’nin NATO’daki rolüne dair belirsizlikler ve Avrupa’nın kendi savunmasını üstlenme zorunluluğu, Almanya’yı harekete geçirmiştir. 2024’te ilk kez NATO’nun yüzde 2 GSYİH hedefini karşılayan ülke, 2025’te bunu pekiştirmiş ve nihayetinde yıl sonuna gelindiğinde savunma harcamaları rekor seviyelere ulaşmıştır.

Füzeler ise hava ve derin vuruş kabiliyetinin anahtarı. 2025, hava savunmasının yılı oldu. Patriot sistemleri genişletilmiş ve güçlendirilmiştir. En çarpıcı gelişme ise Arrow 3’te yaşandı: Aralık 2025’te İsrail’den ilk batarya teslim alındı ve Holzdorf üssüne konuşlandırıldı. Ek sözleşmelerle 3 milyar doları aşan alım, balistik tehditlere karşı üst katman savunma sağladı. Spike anti-tank füzeleri için 2 milyar Euro’luk siparişler de cabası. Ama asıl dikkat çeken, TAURUS füzesi oldu. Jammerlara dirençli navigasyon sistemi ve Eurofighter entegrasyonu tamamlandı. Yeni nesil TAURUS NEO için ise Aralık 2025’te dönüm noktası yaşandı. Taurus Systems ile seri üretim hazırlık sözleşmesi imzalanmıştır. Hedef 600 adet, maliyet 2-2,4 milyar Euro civarı tutacak olan bu proje kapsamında Taurus’un menzili artırıldı ve savaş başlığı güçlendirildi. İlk teslimatlar 2029’da planlanıyor ama 2025-2026 hazırlık yatırımlarıyla üretim hattı kurulmuş durumda. Tabii, Taurus füzesi, Almanya’nın “deep strike” (askeri terminolojide düşmanın derinliklerine hassas taarruz anlamına gelir) taarruz kapasitesini Avrupa’nın en ileri seviyesine taşıyacak kabiliyete sahip bir caydırıcı silah olarak öne çıkıyor.

Ukrayna taleplerine rağmen Berlin temkinli ve evvela kendi caydırıcılığını önceliyor. Bu silahlanma, sadece teknik değil, stratejik bir dönüşüm. Litvanya tugayı 2026’da tam kapasiteye ulaşacak. Ordu personelini artırma planları, gönüllü hizmet modelleri tartışılıyor. Almanya merkezli ve Avrupa’nın en büyük 10. savunma şirketi olan Rheinmetall, rekor sözleşmeler alıyor ve haliyle ekonomi de bu süreçten payını kapıyor. Ancak eleştiriler de var: Tarihsel yükü nedeniyle bazı kesimler tedirgin. Fransa ile rekabet, AB içinde dengeleri değiştiriyor. Rusya tehdidi gerçek olsa da, bu hız herkesin hoşuna gitmiyor. 2026’ya gelindiğinde Almanya, Avrupa’nın savunma omurgası haline geliyor. NATO’nun doğu kanadı, küresel dengeler Berlin’in adımlarına bağlı. Silahlanmak güç getirir ama sorumluluk da. Peki, Almanya bu dansı barış için mi yoksa yeni gerilimler için mi yapıyor? Çok yakında bunun anlaşılacağını düşünüyorum.

.

Umut Berhan ŞEN
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız

img

Sahipkıran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM); 1 Aralık 2012 tarihinde kurulmuş, Ankara merkezli bağımsız bir düşünce kuruluşudur. Sahipkıran; Müşteri (Jupiter) ve Zühre’nin (Venüs) aynı hizada (bir burçta) oldukları zamanda doğan kişilere atfedilen bir sıfattır. Bu kişilerin cihangir olacaklarına inanılır. Cengiz ve Timur Hanların Sahipkıran oldukları bilinmektedir. Türk Dil Kurumunun yayınladığı güncel sözlükte, Sahipkıran için; “güçlü ve üstün hükümdar” tanımı yapılmaktadır.

Comments are closed

Benzer Gönderiler